Duygu-Düşünce-Davranış Sarmalı
Hiç düşündün mü, bir şey yaptığında neden yaptığını? Davranışının altındaki dürtü neydi? Peki hiç, neyi neden yaptığını sorguladığında bile cevap bulamadığın oldu mu? Yaptığında herkesi şaşırttığın, hatta kendini bile :)
Evet diyorsan el kaldır 🖐🏻
Sana bir haberim var: El kaldırmıyorsan kendine yalan söylüyorsun!
Kendini ne kadar bilinçli sansan da, davranışların sandığın kadar kontrolünde değil. Hatta davranışlarının sadece %5'i senin kontrolünde. Kalan %95'i bilinçaltının kontrolünde. Farkındalığımızı artırarak bilinçaltımızı bilince çevirmediğimiz her an, otomatik pilotta ilerliyorsun.
Aşağıdaki diyagramı birlikte inceleyelim:
Sıralama aslında şöyledir: Düşünce – Duygu – Davranış.
Bir düşünceyi ne kadar çok beslersen, onunla ilgili o kadar güçlü duyguya girersin. Bu duygu da davranışının temelini oluşturur. Her davranışın özünde mutlaka karşılanmayı bekleyen bir ihtiyaç ve bu ihtiyaca hizmet eden bir duygu vardır.
Bir örnek vereyim:
Sen beni gördün ve dedin ki "Bu kadın güvenilmez." :) Bu düşünce, senin deneyimlerin doğrultusunda filtrelenip bakış açına göre oluştu.
Bu düşünce sende güvensizlik yarattı ve eğitimlerime katılmadın, bana olumsuz yorum bıraktın.
Yine sen, beni gördün ve dedin ki "Bu kadın bana güven verdi." Bu düşünce sende merak ve istek oluşturdu. Bu duygular da bana bununla ilgili soru sormana ve daha çok araştırmana neden oldu. Sonuçta belki eğitimime geldin ve çok faydalandın. Veya yine gelmedin. Fakat süreç ve sonuca giden yol değişti. Gelecekte benimle ilgili alacağın aksiyon da değişti.
Bu en basit örnekti.
Her karar bir davranıştır ve her davranışın altında bir duygu vardır.
Bu duygular sağlıklıysa muhteşemsiniz. Lakin ne yazık ki insanın yolculuğu doğrusal değil ve sağlıksız duygular da hayatın bir parçası. Güzel haber: Bunları dönüştürmek elinde!
Düşünce yapını fark etmeye başladığın anda, her gün her an olumsuz olanlardan arınmak için sana binlerce fırsat çıkacak. Bilinçli bir yönlendirmeyle bunları zamanla olumlu ve yine otomatik hale getirebilirsin. Öte yandan, değiştirmek istediğin bir davranışın örgüsünün farkına varıp o modeli değiştirdiğin anda da dönüşümün hızlanır. Bu da en başta azıcık zahmetli ve devamında çok kolaylaşan bir sarmal yaratır. Bisiklet öğrenmek gibi: En başta birkaç defa düşersin ama öğrendikten sonra ellerini bile tutmana gerek kalmaz.
O zaman yıllarca seni hayatta tutmaya çalışan ve güvenli limanı seven otomatik pilotumuzla anlaşalım ve bir kontrat yapalım: O bize destek vermeye devam etsin, ama sadece ben istediğimde. Ben kendi gücümü elime alayım ve sağlıklı davranış ve duygu rutinleri geliştireyim. Biri bir gün sana terbiyesiz davrandığında "ne kaba" deyip kızabilirsin de, umursamadan geçebilirsin de, kötü bir gün geçirdiğini düşünüp şefkat duyabilirsin de... Bu tamamen senin elinde. Düşünsene, hepimiz şefkati kızgınlığa tercih etseydik dünya ne kadar daha parlak olurdu...
O halde şimdi samimi bir karar al ve hem kendini hem de başkalarını güçlendirecek yeni düşünce-duygu-davranış modeli oluşturmaya niyet et. Niyetini her gün beslediğinde evrenden destek alacağına emin ol ve mucizelerin hayatına akmasına izin ver.
Unutma; mucize, bir farkındalık kadar yakınında 🍀
